Bilişsel Nöropsikolojik DanışmanlığıBireysel Koçluk ve DanışmanlıkKriz Psikolojik DanışmanlığıKrize Müdahale YöntemleriTerapi Yöntemleri

Dopaminin Başarılı & Başarısız Kişilik Yapıları Üzerindeki Etkisi

Atlas Çözüm

İnsanların başarıya ulaşmasında etken olan hırs, inanç, azim, tutku, öfke gibi itici güçler olduğunu düşünüyorum. Bu itici güçler bize nasıl davranmamız (hareket etmemiz) gerektiği yönünde bir fikir verir. Aslında çoğu zaman bu itici güçlerin ve duyguların oluşumunu sağlayanın da fikirlerimiz olduğunun farkına varamayız. Hepimizin ihtiyaçları, istekleri, hedefleri, ilgileri, yönelimleri, tutkuları, yetenekleri, potansiyelleri, zekaları, bilinçaltı dinamikleri farklı. Bu da bizim motivasyonumuzu ve başarılı olmak istediğimiz alanları belirliyor. Kalıtsal, gelişimsel, sosyal, çevresel, bilişsel, ruhsal, atasal ve deneyimsel (yaşantısal) bilmediğimiz birçok değişken de işin içine karışınca kimin neyi neden istediğini ve neden yaptığını anlamak güçleşiyor. Psikolog olmanın en çok bu yanını seviyorum. Her meslek grubundan, her kesimden size yardım almak için gelen danışanlar oluyor. Kiminin hayatı büyük başarılarla dolu, kiminin de küçük başarıları var ya da başarılarının farkında değil. (Başarısız demek istemiyorum.) Siz de psikolog olarak o kişinin davranışların altında yatan asıl nedenleri ve başarı güdüsünü tetikleyenleri analiz etmeye çalışıyorsunuz.

Jilet keskindir ama bir ağacı kesemez. Balta güçlüdür ama bir insanı tıraş edemez . Her şey kendi özel amacına göre değerlidir. Kendinizi başka insanlarla kıyaslamayın.

Hayatımda kendimi başarılı ve başarısız hissettiğim dönemler oldu. 8. sınıfa kadar dersleri benden daha iyi olan, kendimden daha başarılı ve zeki bulduğum bir hemcinsimle karşılaşmadım. Ortaokulda babamın tayini nedeniyle okul değiştirmek zorunda kaldım. 8’de okula başladığım ilk sıralar sınıftaki arkadaşlar sınıfın yani okulun en zekisinden (kendisi bir kız) daha iyi olduğumu düşünmüş. Bense onun benden daha azimli ve daha çalışkan biri olduğunu en baştan anlamıştım. Tabi kimseye çaktırmadım. O bir oğlak burcuydu. Ben koç. Ama iyi anlaşırdık. Severdim kızı. Karnemin hepsi 5 gelmesine güvenmeyip matematikte anlamadığım konulardan biraz soru çözseydim, onun gibi fen lisesine gidebilirdim. Ama şu da bir gerçek ki benim hedefim orası değildi. O şu an Tıp mezunu, ben psikoloji. Üniversitede akademik başarı dışında başarı duygusunu tadabileceğim deneyimlerim ve pratiklerim oldu. Hedeflerim, hayallerim, tutkularım, isteklerim değişti ve onların peşinde koşmaya başladım.

Dopamin ve Başarı İlişkisi

Beyninizdeki DOSE – Dopamin, Oksitosin, Serotonin ve Endorfin – “mutluluk hormonları” olarak bilinir. Bunlara “başarı hormonları” da denebilir. Kendimizi daha mutlu, daha enerjik, daha iyimser ve daha odaklanmış hissetmek için doğru hormonları tetiklemek ve her durumun üstünde olmak için harekete geçmemiz gerek. Başarılarımızı sürdürme ihtiyacımızın ve yeni deneyimler peşinde koşmamızın en büyük nedeni vücudumuzdaki dopamin seviyelerini yükseltme çabasıdır. Bu durum kişiyi bağımlılığa sürükleyebilir.

Ödül almak ve güzel şeyler elde edebilmek adına serbest kalan dopaminin yetersizliğinde kişide motivasyon kaybı görülür. Bu nedenle motivasyon ve kişisel başarı üstünde önemli etkileri vardır. Dopamin, insan vücudunda doğal olarak bulunan kimyasal bir maddedir ve vücuttan beyne sinyaller iletir. Kişinin duygusal tepkilerinin ve eylemlerinin kontrolünde önemli bir rol oynar. Kişinin hem zihinsel hem de fiziksel sağlığının pekişmesinde oldukça özel bir yeri vardır. Dopaminin vücudumuzdaki fonksiyonları saymakla bitmeyecek kadar fazladır. Hemen hemen beynin tüm çalışmalarında belirleyici olan merkezi bir güç kaynağıdır ve eylemlerimizin ve diğer insanlarla olan ilişkilerimizin ardında yatan ana etmendir.

Dopamin ve Hareket Kabiliyeti

Beyin tarafından kontrol edilen tüm hareketlerimiz, beynimizdeki bazal gangliya gözetiminde gelişir. Ancak bazal gangliyaların düzgün ve verimli bir şekilde çalışabilmesi adına öncelikle komşu nöronlardan yeterli miktarda dopamin salgılanması gerekir. Yeterli dopamin miktarının bazal gangliyaya ulaşmaması durumunda ise hareket kabiliyetlerimizde kısıtlanma, hareket koordinasyonunda bozukluk ile karşılaşabiliriz.

Aslında herkes dahidir. Ama siz kalkıp bir balığı, ağaca tırmanma yeteneğine göre yargılarsanız, tüm hayatını aptal olduğuna inanarak geçecektir.

– Albert Einstein

Dopaminin Hafıza ve Öğrenmeye Etkisi

Düşünme ve bellekle ilgili olan prefrontal korteks, çoğu zaman dopamin ile ilişkilidir. Prefrontal korteksteki dopaminin miktarındaki ufak iniş çıkışlar bile belleği doğrudan ve önemli ölçüde etkiler. Öğrenme süreçlerinin yanı sıra, bilgilerin nasıl ve ne şekilde saklandığı üzerinde de dopaminin etkisi vardır.

Ödül merkezine bağlı olan dopamin, ödülle ilişkili olan olayları daha kolay bir şekilde hatırlamamıza ve ödülle ilgili bilgileri belleğimizde saklamamıza yardımcı olur. Ayrıca sevdiğimiz bir aktivite ile ilgilendiğimiz zamanlarda prefrontal korteks tarafından salgılanır.

Bu durum bize keyif veren her aktiviteyi ya da bilgiyi hatırladığımızda beynimizden dopaminin salgılanmasını tetikler. Dopaminin hafıza ve öğrenme süreciyle ilişkisinden yararlanmak isteyen öğretmenlerin öğrenci motivasyonunu arttırıcı bir şekilde ders işlemeleri gerekir. Heyecanlı ve öğretici ders bilgi ve içerikleri, ödüllendirme yöntemi ile öğrencilerdeki dopaminin seviyelesi arttırılabilir. Sonuç olarak öğrenciler, derste öğrendikleri bilgileri hafızalarına daha istekli bir şekilde kaydeder ve dersleri daha iyi öğrenebilirler.

Dopaminin Dikkat ve Odaklanmaya Etkisi

Odaklanma ve dikkat üzerinde de belirleyici olan dopamin, kendinizi belli bir konu ya da nesneye odaklayabilmenizi sağlayan optik sinirlere yanıt vererek çalışır. Prefrontal korteksteki dopamin yetersizliği ve düşük dopamin konsantrasyonu, dikkat ve odaklanma güçlüğü çekmenize neden olabilir.

Dopamin Algıyı Nasıl Etkiler?

Algılama üzerinde de etkili olan dopamin, deneyimlerimizi ve yaşadığımız olayları nasıl algıladığımızı belirler. Keyifli olduğumuz anlarda serbest bırakılan dopamin, ilerleyen süreçte bu keyifli aktiviyeti tekrar yapmak istememize neden olur. Örneğin, sevdiğimiz yiyecekleri tekrar yemek istememizin, cinsel birlikteliklerden haz almamızın nedeni dopamindir. Kısacası dopamin de tıpkı serotonin hormonu gibi eylemlerimizden keyif ve haz almamıza olanak tanır.

Dopamin, Stres ve Heyecan

Dopamin, bize heyecan veren ya da ani strese neden olan durum ve olaylarla karşılaştığımızda da yüksek miktarda salgılanır. Bu yüzden aşırı miktarda dopamin salgılanımı, kişide stres, anksiyete ve gerginliği beraberinde getirebilir.

Başarılı İnsanlar

  • Yeni şeyler öğrenmek için sürekli çalışır (kitap okuma v.b)
  • Kendine hedefler koyar
  • Hayatını planlar
  • Durumu her yönüyle değerlendirir
  • Geniş bir bakış açısıyla çalışır
  • Başarısızlığının sorumluluğunu üstlenir
  • Başkalarının da başarılı olmasını ister
  • Fikirler hakkında konuşur
  • Değişime kabullenir ve adapte olur
  • Kendine yeten
  • Sabırlı
  • İradeli
  • Kendine güvenen
  • Takım olmayı sever
  • Liderlik gösterir
  • Büyük düşünür
  • Odaklanır
  • Hemen yapar
  • Cesurdur
  • Affetmeyi bilir
  • Minnet duygusuna sahiptir

Başarısız İnsanlar

  • Her şeyi bildiğini düşünür
  • Her şeye hakkı olduğunu düşünür
  • Kin tutar
  • Kusur arar
  • Eleştirir
  • Değişimden korkar/ direnir
  • Başarısızlığı için başkasını suçlar
  • Dedikodu yapar
  • Hedef koymaz
  • Ne olmak istediğini bilmez
  • İnsanlar hakkında konuşur
  • Sürekli TV izler
  • Tecrübeyle değil içgüdüleriyle hareket eder
  • Anlık hazzı uzun vadeli hedefe tercih eder
  • İçten içe başkalarının başarısızlığını ister
  • Öfkelerini kontrol edemez

Hayatınızda başarılar dilerim. Sevgiyle kalın…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: Beyin Yeterli Uyku Alamadığı Zaman Tam Anlamıyla Kontrolden Çıkıyor!!!

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu