Aile ve Boşanma Süreci DanışmanlığıAlternatif Çözüm YöntemleriArabuluculuk YöntemleriBireysel Koçluk ve DanışmanlıkKariyer DanışmanlığıKriz Psikolojik DanışmanlığıKrize Müdahale YöntemleriKurumsal DanışmanlıkOnline DanışmanlıkTerapi Yöntemleri

Krizlerden Yükselerek Çıkın🔔📈👍

Atlas Çözüm

Psikososyal yardım hizmetleri alanında çalışanlar krize müdahale konusunda uzmandır. Kriz görüşmesi sırasında uzmanın sakinliğini koruyarak kişiye psikolojik ilk yardım ve psikososyal destek vermesi, kişinin acısını paylaşması ve hafifletmesi gerekir.

Krizin Özellikleri

“Her kriz hem fırsatlar hem tehditler doğurur.”

Krizler, tehlikeleri ve olumlu sonuçları bir arada barındıran dönüm noktalarıdır ve genel anlamıyla düzenli giden bir durumda meydana gelen bir bozulmaya işaret eder. Semantik açıdan incelendiğinde içeriğinde psikolojik anlam bakımından zengin olduğu görülmektedir. Örneğin Çincede kriz (weiji) tehlike ve fırsat anlamlarını içinde barından iki karakterli bir kelimedir; İngilizcede ise kriz (crisis) kelimesi Yunanca (krinein) karar verme, yargı ve iyi ya da kötüye doğru değişimin olduğu dönüm noktası anlamlarına gelmektedir. Türk Dil Kurumu sözlüğünde kriz, bir şeye duyulan ani ve aşırı istek, bir şeyin çok kıt bulunması durumu, bir kimsenin yaşamında görülen güç dönem, bunalım ya da buhran olarak tanımlanmaktadır. Kriz, beklenmeyen ve önceden sezilmeyen, hızlı bir şekilde cevap verilmesi ve yönetilmesi gereken, kişinin önleme ve uyum mekanizmalarını yetersiz hale getirerek, mevcut değerlerini, amaç ve varsayımlarını tehdit eden “gerilim durumu” olarak ifade edilebilir. Caplan (1964) krizin duygusal üzüntü hali ve dengesizlik (dengenin ya da homeostazinin korunamaması) ile kriz durumlarında problem çözme ya da başa çıkma stratejilerinin çökmesi olduğunu vurgulamaktadır. Kriz döneminde yeni koşullar ve kurallar geçerlidir. Bilinen çözümler artık geçerliliğini kaybetmiştir.

Kriz anında acil müdahale gerekir ve kişi ani değişimler geçirmeye başlar. Eğer ki kriz etkili olarak yönetilemez ise tehlike yaratacağı gibi doğru yönetilmesi halinde fırsatlar yaratmaktadır. Krizi en az zararla atlatabilmemiz için krizi doğru yönetmeli ve krizde yeni fırsatlar oluşturmalıyız. Kişilerin kriz olgusunu değerlendirme biçimlerini yeniden filtreden geçirmelerinde yarar vardır. Kriz korkulacak bir durum değil, kişisel gelişim için fırsattır. Bu nedenle kişilerin krize bakış açılarını değiştirmeleri gerekmektedir. Kriz süreçleri bireylerin “iyi ki yaşamışız bu krizi” dedirtecek sonuçlar üretmesine imkan tanır.

  Kriz Türleri

  1. Varoluşsal Krizler; yaşamsal sorgulamalar, hayatın anlamına, evrenin düzenine dair sorgulamalar, kendini gerçekleştirme arzusu etrafındaki hayal kırıklıkları ile gelen krizler…
  2. Gelişimsel Krizler; ergenlik, evlilik, menapoz, emeklilik, mezuniyet, orta yaş, anne-baba olma yaşamsal değişikliklerle gelebilen krizler…
  3. Durumsal Krizler; Ayrılık, boşanma, iflas, iş değişimi, taşınma, kaza gibi
  4. Komplike Krizler; fiziksel ya da ruhsal hastalık, bir yakının ölümü, taciz, istismar, tecavüz, gasp ya da terör, doğal afetler, travmatik krizler…
  5. Sosyal, ekonomik ve politik krizler; sadece bireyleri ya da belirli bir grubu değil, toplumu ve nesilleri etkileme potansiyelindeki krizler…

Travmatik Krizler

Bunlar, birden ortaya çıkan, acı verici olan, ruhsal durumu, sosyal kimliği, güvenliği ve hoşnutluk durumunu tehdit eden durumlardır, örn: bir yakının ölmesi, hastalık, ani bir sakatlık, ayrılık, doğal felaketler gibi. Travmatik krizlerde süreç 4 dönemden oluşur. Akut dönem birinci ve ikinci devrenin başlangıç dönemini içerir ve 4-6 hafta sürer.

  1. Dönem: Şok Gerçek mümkün olduğu kadar uzak tutulmaya çalışılır. Dışarıdan her şey düzgün ve yolunda gibi görünse de içte her şey karmakarışıktır. Amaçsız aktiviteler ortaya çıkabilir.
  2. Dönem: Tepki: Gerçekle yüzleşme artık kaçınılmazdır. Savunma mekanizmaları devreye sokularak gerçek, mümkün olduğu kadar adaptiv bir şekilde integre edilmeye çalışılır. En sık kullanılan savunma mekanizmaları: Bastırma, inkâr, rasyonalizasyondur. Kişide, yıkıcı eğilimler ortaya çıkabilir. (Örneğin alkol, madde kötüye kullanımı, …)
  3. Dönem: İşlem Yavaş yavaş travmadan uzaklaşılır. İlgiler yeniden su yüzüne çıkar, gelecek konusunda plânlar kurulur.
  4. Dönem: Yeniden uyum: Kişinin benlik saygısı yeniden yükselmiştir. Yeni ilişkiler kurulur ve devam ettirilir.

Krizin Gidişatı

Yaşam Olayı. (kriz-travma) Önceki seviye. Başetme Mekanizmaları. Psikopatolojik Durumlar.

Krizden Yükselerek Çıkma

Her son yeni bir başlangıçtır.

“Krizden yükselerek çıkma” kavramını “Travma sonrası büyüme” olgusuna benzetebiliriz. Ruhsal travmalar da bir kriz türü değil mi zaten. Doğumla başlayan ve ölüme kadar süren gelişimsel öykümüz içinde çok sayıda inişler ve çıkışlar yaşıyoruz. Bunlardan bazıları ile kolaylıkla baş edip yolumuza devam edebilirken bazıları sınırlarımızı zorluyor ve baş etme kapasitemizi aşarak dinamiklerimizi ve dengemizi yerinden oynatabiliyor. İşte bu zorlanmalar zaman zaman bir kriz haline geliyor.

Krizi ortaya çıkaran etmen, mevcut olan sorunu birden akut hale getiren ve bardağı taşıran son damladır. Bir krizin ortaya çıkması ve ilerlemesi, kişilik yapısından, başka insanlarla olan ilişki biçiminden ve içinde bulunan olanak ve desteklerden bağımsız olmakla birlikte bunlarla iç içe girmiş durumdadır. Aynı durum, farklı insanlarda farklı reaksiyonlara ve etkilere neden olabilir. Yine aynı kişi yaşamının farklı dönemlerinde aynı olay karşısında farklı tepkiler verebilir. Krizdeki kişi, kendisini çok çaresiz hisseder, hiç bir çıkış yolu göremez, büyük bir sıkıntı yaşar. Artık hiçbir şeyin değişmeyeceğini, en azından iyi yönde değişmeyeceğini düşünür.

“Bitti denen yerden başlamak ve gözlerini açmak yeniden
Belki de sevinçle kucaklaşıp
Başlarız kaldığımız yerden…” Şarkı

Travma Sonrası Büyüme

“Beni öldürmeyen acı güçlendirir.” Friedrich Nietzsche

Travmatik olaylar karşısında kişi, acıya yenik düşebiliyor ve travma sonrası stres bozukluğu dediğimiz psikolojik sorunu yaşayabiliyor. Kimi zaman da, travmatik olaydan ve etkilerinden çabuk bir şekilde kurtulabiliyor. Bazen de, acının dönüştürücü gücünden faydalanarak, travmadan daha güçlü bir şekilde çıkabiliyor. Bu duruma pozitif psikoloji literatüründe travma sonrası büyüme adını veriyoruz. Dante Alighieri sevdiği kadını (Beatrice) kaybettikten sonra yaşamı sorguladığı İlahi Komedya’yı yazmıştır. Victor Frankl’in oluşturmuş olduğu Logoterapi Nazi kamplarında elde etmiş olduğu tecrübelerine dayanmaktadır.

“Dermân aradım derdime derdim bana dermân imiş,
Bürhân aradım aslıma aslım bana bürhân imiş” Niyaz – i Misri

Travma sonrası büyüme başlıca hayat krizleri ve yaşanan acı deneyimlerle mücadele sonucunda ortaya çıkan olumlu bilişsel, duygusal ya da davranışsal değişimler olarak tanımlanmaktadır. Travma sonrası büyüme ile ilişkilendirilen kavramlar arasında yılmazlık, psikolojik sağlamlık, dayanıklılık, iyimserlik ve tutarlılık algısı bulunmaktadır.

Hatice Sultan: Senin canını alırım!

Hürrem Sultan: Hiç durmayın sultanım! Nice ölümlerden döndüm, yine dönerim!

Yılmazlık

Yılmazlık insanın olumsuz etki yaşamadan zorluklarla, talep ve baskıyla başa çıkma kapasitesi, deneyimlenen kötü bir olaya rağmen yaşama devam edebilme ve bir amaca sahip olabilme yeteneği ve yeniden toparlanma gücü olarak tanımlanır. Yılmaz bireyleri hacıyatmazlara benzetebiliriz. Esnektirler. Eski hallerine hızlı bir şekilde dönerler. Düştüklerinde yeniden kalkarak yollarına devam ederler. Özsaygı, özyeterlilik ve sosyal destek düzeyleri yüksektir. Yumuşak başlılık, içten denetimli olma, alternatif bakış açılarına sahip olma, iyimserlik gibi unsurlar yılmazlık gösteren bireylerde görülen özelliklerdir.

Yılmazlık travma sonrası gelişimin bir parçası olabilir. Birey yaşadıklarından sonra daha yılmaz bir kişilik kazanabilir. Ama sadece bununla sınırlı değildir. Yılmazlık özelliği düşük biri de travmaya maruz kalabilir. Üzüntü, şaşkınlık ve stres yaşayarak bunun sonucunda psikolojik hastalıklara yakalanabilir. Daha sonra tecrübe ettiği güçlükler neticesinde hayatında yeni anlamlar kazanarak travma sonrası gelişim elde edebilir. Bu oldukça çaba gerektiren yorucu bir süreçtir. Yılmaz bireyler ise yaşadıklarından sonra çabuk toparlanırlar. Uzun süreli bir strese maruz kalmazlar. Yeni anlam arayışları içine girmezler. Daha az yılmazlık gösteren kişiler ise yaşamış oldukları krizden çıkabilmek için hayatlarını ve ilişkilerini yeniden gözden geçirme ihtiyacı duyarlar. “Bu neden başıma geldi?” sorusunu kendi dünya görüşleri çerçevesinde değerlendirirler. Fakat sahip oldukları görüşler yaşadıklarını açıklamaya yetmeyebilir. Bunun sonucunda arayış başlar. Travma sonrası gelişim gösteren birey ileride benzer hadiseleri yaşadığında daha kolay toparlanabilir. Yılmazlık düzeyi artabilir. Bunu yaşadıklarından elde etmiş olduğu içgörü ve öğrenmeye borçludur.

“Tanıdığım en güzel insanlar, yenilgiyi, acıyı, mücadeleyi ve kaybı yaşamış olan ve diplerden çıkış yolunu kendileri bulmuş olan insanlardır. Bu kişiler yaşama karşı geliştirdikleri kendine has takdir, direniş, duyarlılık ve anlayışla ; şefkat, nezaket, bilgelik ve derin sevgiden kaynaklanan bir ilgi ve sorumlulukla doludurlar. Güzel insanlar öylece ortaya çıkmazlar ; onlar oluşurlar.” Elisabeth Kubler Ross

Travma Sonrası Yaşanan Gelişimler

Bunlardan birincisi, kişisel anlamda meydana gelen değişim ve gelişimlerdir. Travma sonrasında ayakta kalabilen kişiler, kendilerini daha güçlü, daha doğal, canlı, mütevazı, insancıl ve özel olarak tanımlamaktadırlar.

– İkincisi ise kişiler arası ilişkilerde meydana gelen değişim ve gelişimlerdir. Buna göre, travma sonrasında bireyler, aileleriyle ve çevresindeki bireylerle daha yakın ilişkiler içinde olduklarını ve yakınlaştıklarını ifade etmektedirler. Ayrıca dostluk ve arkadaşlık gibi değerlere daha çok önem verdiklerini belirtmektedirler.

– Travma sonrasında gelişim sağlanan alanlardan üçüncüsü ise hayatın değeri ve yaşamın anlamı ilgilidir. Travma sonrasında bireyler, hayat felsefelerinde değişiklik yaşamaktadırlar. Buna göre, travmayı atlatmış ve kendisini toparlayabilmiş bireyler, hayatta neyin daha önemli olduğu, günlerini nasıl ve kiminle geçireceği, sağlığın ve yaşamın önemi, fiziksel görünüş ve maddiyatın önemsizliği gibi konularda, travma öncesi döneme göre daha farklı düşünmeye başlamışlardır.

– Travma sonrasında gelişim sağlanan dördüncü konu ise yeni olanakları değerlendirme ile beraber “şimdi ve burada”yı yaşama olarak ele alınmaktadır. Buna göre, bireyler travma sonrasında zamanı daha iyi değerlendirmeye, yeni şeyler öğrenmeye ve kendisini geliştirmeye odaklanabilmektedir.

– Beşinci ve son gelişim alanı ise manevi alanda meydana gelen değişimler ve gelişimlerdir. Buna göre, travma sonrasında bireyler, manevi yönelimlerde bulunabilmekte ayrıca kişilerin minnettarlık davranışlarında artış görülebilmektedir.

Yılmayın, vazgeçmeyin, krizlerden güçlenerek ve yükselerek çıkın!

Kaynakça

Aydın, T. (2017). Travma sonrası gelişim. http://tuba-aydin.com/travma-sonrasi-gelisim/

Aydın, T. (2017). Yılmazlık: Kendini Toparlama Gücü, Psikolojik Sağlamlık. http://tuba-aydin.com/yilmazlik/

Boztepe, H. ve İnci, F. (2013). Travma sonrası büyüme: öldürmeyen acı güçlendirir mi? Psikiyatri Hemşireliği Dergisi, 4 (2), 80-84.

Caplan, G. (1964). Principles of preventive psychiatry, New York: Basic Books.

Çetin, İ. (2012). Kriz ve Krize Müdahale. https://www.tavsiyeediyorum.com/makale_8135.htm

Doğan, T. (2016). Acının dönüştürücü gücü: travma sonrası gelişim. http://www.tayfundogan.net/2016/10/25/acinin-donusturucu-gucu-travma-sonrasi-gelisim/

Doğan, T. (2016). Kendini toparlama gücü: psikolojik sağlamlık. http://www.tayfundogan.net/2016/10/20/kendini-toparlama-gucu-psikolojik-saglamlik/

Doğan, T. (2016). Psikolojik sağlamlık ve travma sonrası gelişim. https://nbeyin.com.tr/psikolojik-saglamlik-travma-sonrasi-gelisim/

Selcik, O. (2017). Yılmazlık terapisi: krize müdahale modeli bağlamında olgu sunumları ile bir terapötik yaklaşım. Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, 10 (52).

Sözer, Y. (1992). Psikiyatride kriz kavramı ve krize müdahale. Kriz Dergisi, 1 (1), 8-12.

Tağraf, H. ve Arslan, N. T. (2003), Kriz oluşum süreci ve kriz yönetiminde proaktif yaklaşım, Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, 4 (1), 149-160.

Tunç, E. (2018). Kriz ve Krize Müdahale. https://slideplayer.biz.tr/slide/3091556/

Etiketler
Daha Fazla Göster

Atlas Çözüm

Uzman Psikolog Ebru ÖZATLAS | Araştırma, Eğitim, İletişim, Yönetim & Gelişim Uzmanı - Aile & Boşanma Süreci Danışmanı/ Arabulucu - Psikoterapist

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı