Aile ve Boşanma Süreci DanışmanlığıArabuluculuk YöntemleriBireysel Koçluk ve DanışmanlıkTerapi Yöntemleri

Özgüven Kazanma Taktikleri

Atlas Çözüm

Bireyler yaş, cinsiyet, ebeveynin çocuk yetiştirme tarzı, bakım verene bağlanma, doğum sırası, kardeşler arası ilişkiler, sosyal çevre, sosyal rol, sosyal statü, meslek, hastalık, dış görünüş, geçmiş deneyim ve başarı gibi faktörlere bağlı olarak özgüven sorunları yaşayabilmektedir. Özgüven eksikliği özellikle yeniden uyum gerektiren süreçlerde daha çok görülen, hissedilen bir durumdur. Böyle zamanlarda çözüm ise bakış açısını yeniden çerçevelemek, esnek olabilmek, sezgileri dinlemek, hızlı adapte olabilmek, değişim korkusunu yenmek, kendi kararlarını verebilmek, fayda-zarar analizini doğru yapmak ve bilinçli davranabilmektir.

Üniversite bittikten sonra sosyal ortamımdan uzaklaşmak kazandığım özgüvenin zamanla azalmasına yol açtı. İşe başladıktan sonra bu sorun tap seviyeye ulaştı. Yalnız yaşamak bireyselleşmeme, bağımlı ilişkileri azaltmama, tek başıma ayakta kalmama ve kendimi tanımama olanak tanırken daha çekingen, daha ürkek ve daha kararsız bir yapıya bürünmeme de neden oldu. Bu yeni yaşam düzenine geçişte çok zorlandığımı, dayanılmaz acılar çektiğimi, temas ve sevgi açlığı duyduğumu inkar edemem. Bu süreçte yaşadığım özgüven sorunları sosyal destek eksikliği, topluma uyum, duygusal düzenleme/ irade (istenç) zayıflığı, bitmemiş/ yarım kalmış işler, yaşanmamışlıklar, karşılanmayan ihtiyaçlar, aşırı zihinsel faaliyet ve hareketsizliğe bağlı olarak gelişti. Kendimi seviyorum, yetersizliklerimin farkındayım, iç gücüme inanıyorum ve hayatta başarılı olacağım konusunda kendimden bir şüphem yok. Sadece sosyal becerilerimi daha çok geliştirmeye ihtiyacım var.

Özgüvenin Doğasını Anlayabilmek

Özgüven (benlik saygısı) kişinin kendiyle ilgili yaptığı değerlendirme sonrasında kendinden memnun olup olmaması, kendini bedensel ve psikolojik olarak yeterli, güçlü, önemli, başarılı sağlam bulup bulmamasıyla, kendisini nasıl bulduğuyla ilgili bir kavramdır. Kişinin kendinden hoşnut olması benlik saygısının ve özgüvenin yüksek olduğunun göstergesidir. Kişinin sahip olduğu özgüven hem kendi iç dünyasında hem kişiler arası ilişkilerde hem de iş hayatında büyük önem taşır. Benlik saygısı (özgüven) kişinin diğer insanlarla nasıl ilişkiler kuracağını, ilişki içinde ki pozisyon ve gücünü belirlemede ki en önemli psikolojik özelliktir. Bir kişinin özgüveninin olmaması diye bir şey söz konusu değildir. Yalnızca düşük ve yüksek özgüvene sahip olmak olarak tanımlanan durum vardır.

Özgüven; kendimize yönelik iyi duygular geliştirmemiz sonucu, kendimizi iyi hissetmemiz demektir. Başka bir deyişle kendimiz olmaktan memnun olmak ve bunun sonucu olarak kendimiz ve çevremizle barışık olmaktır. Özgüven duygusal sağlığımızın önemli parçalarından biridir. Kendini belirli bir ölçüde veya belirli bazı alanlarda yeterli ve değerli görmeyen kişiler özgüven eksikliği yaşar ve bu da hayatının tüm alanlarına başarısızlık olarak yansır.

İnsanın diğer canlılardan ayrılmasını sağlayan en önemli özelliklerinden biri de kendi davranışlarının ve bu davranışların sonuçlarının farkında olmasıdır. İnsan kendi kimliğini ve özelliklerini tanıyabilir ve bunların gelişimi için çalışabilir. İşte bu noktada insanın kendi kendini yargılama dürtüsü ortaya çıkar ki bu da özgüven sorununu ortaya çıkaran temel unsurlardan biridir.

Bize Nasıl Zarar Verir?

İnsanın kendinde eksik veya yetersiz gördüğü alanlar, kendisine ait bu parçaları reddetmesine ve ruhsal yapısının bozulmasına yol açar, özgüven eksikliği bu noktada ortaya çıkar ve hayatımızın tüm alanlarında (Sosyal, Akademik ya da İş hayatında ) ileri doğru bir adım atmamızı ve riske almamızı engeller.

Başarımızı Nasıl Engeller?

Bunun sonucu olarak kendimizi tam olarak ifade etmekten çekinmeye başlarız, herhangi bir sorunla karşılaştığımızda üzerine gitmekten korkarız, toplumda ön plana çıkmak bizi korkutur, hatta ve hatta bazen çok basit bir işi bile sırf eleştirilme veya başarısızlık korkusu yüzünden sürekli erteleriz ya da hiç yapmayız.

Özgüveni Etkileyen Faktörler Nelerdir?

1.Dış Faktörler

  • Aile ve Yaşam Alanı
  • Okul Hayatı
  • İş Hayatı
  • Yaşanılan Şiddet ve Acı Olaylar

2.Öz Faktörler (İçsel Durumlar)

  • Ruhsal Durum
  • Duygusal Yaşantımız
  • Algılarımız ve Alışkanlıklar
  • Kültürel, Sosyal ve Akademik Eğitim
  • Karakteristik Özelliklerimiz
  • Değerlerimiz ve İnanç Yapısı

Bu Cümleler Tanıdık Mı?

  • “Karşımdaki kişiye asla hayır diyemiyorum. Bu nedenle insanlar beni kullanıyor.”
  • “Eleştirilmekten ve reddedilmekten çok korkuyorum. Biri beni eleştirince uykularım kaçıyor.”
  • “Fikrimi söylersem küçük düşeceğimi düşünüyorum. Bu yüzden çoğu zaman başkalarının istediği oluyor.” diyorsanız özgüven düzeyiniz düşük olabilir.

Özgüven Eksikliği Belirtileri

Özgüven eksikliği hayattaki başarınız ve mutluluğunuzun önünde duran en büyük engellerden biridir. Bu istenmeyen durumun birden çok sebebi bulunsa da en sık rastlanan nedenleri konusunda birçok kişi hemfikirdir.

  • Negatif iç konuşma
  • Aşırı kontrollü veya kontrolsüz davranma
  • Karar almada zorlanma
  • Sıkça başkalarına ihtiyaç duyma
  • Kendi adlarına risk alamama
  • İlişkilerde sınır koyamama
  • Diğerleri tarafından kullanılma, hayır diyememe
  • Sosyal ortamdan kaçınma, konuşma-sunum yapmaktan çekinme
  • Fikrini söyleyememe, söylerse onaylanmayacağı ya da küçük düşeceğine inanma
  • Utanç, suçluluk, sevilmeme hissi/ Suçlama eğilimi
  • Eleştirilere karşı hassas olma/ Eleştiriye açık olmama
  • Bazı depresyon belirtileri sergileme, karamsarlık
  • İçe kapanma, asosyal olma, yalnızlık ve çekingenlik
  • Kendini yetersiz, başarısız, değersiz, beceriksiz olarak değerlendirme/ Kendini küçümseme
  • Sürekli kıyaslama
  • Fiziksel görünüşünü beğenmeme
  • Olumlu başarılı yönlerini görmezden gelme
  • Olaylardan çabuk ve yüksek düzeyde olumsuz etkilenme, hızla umutsuzluğa kapılma
  • Diğer insanlar tarafında reddedileceğine, önemsenmediğine inanma
  • Düşük beklentilere sahip olma.
  • Rekabetten hoşlanmama
  • Diğerlerini yüceleştirme

Başarı İçin Kendine Güvenmenin Önemi

Başarılı insanlar genel olarak özgüvenlerini dışa vururlar. Kendilerine inandıkları ve ne yaptıklarını bildikleri ortadadır. Ama onları özgüvenli yapan başarıları değildir. Özgüven en başından beri oradaydı. Bir düşünün: Şüphe şüpheyi getirir. Siz kendinize inanmıyorsanız neden birisi fikirlerinize veya yeteneklerinize inansın ki? Yeni zorluklara erişmek özgüven gerektirir. Korkan veya güvensiz olan insanlar konfor bölgeleri içinde kalmaya eğilimlidir. Ama konfor bölgeleri nadiren kendi kendine derinleşir. İşte bu yüzden özgüvensiz insanlar çıkışı olmayan işlerde sıkışıp kalırlar ve değerli fırsatların geçip gitmesini izlerler. Özgüvene sahip olmayan insanlar genellikle dış koşulların elinde kalmış gibi hissederler. Başarılı insanlar engellere takılmazlar ki bu da ilk başta onların başarılı olmasının sebebidir. Kimse sizi başarmak istediğiniz şeyden alıkoyamaz! Kendiniz haricinde…Kendinden şüphe etme bariyerini kaldırmanın zamanı geldi. Güven; başarılı bir kariyerde kritik bir öneme sahiptir ve onu kucaklamak sizi tahmin edemeyeceğiniz yerlere götürebilir. Sıkı bir çalışma ve uygun bir rehberlikle herhangi biri çok özgüvenli hale gelebilir. Bir kere o noktayı geçtiniz mi, o duygunun içten geldiğini hissedeceksiniz.

  • Kendine güvenli kişiler bir işe başlamaktan çekinmezler. Yeni bir fikri ortaya atmakta, kendine güvensiz kişilerden çok daha iyidirler.
  • Kendine güvenen kişiler haklarını savunurlar ve bunu yaparken de adil olabilirler. Böylece başarı yolunda karşılarına çıkan haksızlıklara karşı durabilirler.
  • Kendine güvenen insanlar, gerektiğinde hayır demeyi başarırlar. Böylece gereksiz enerji ve zaman kaybından kurtulurlar.
  • Kendine güvenen insanlar yeni deneyimler ve fikirlere daha kolay “evet” derler. Bu da onların fırsatları yakalamasını sağlar.
  • Kendine güven, kişinin korkuları ile yüzleşmesini kolaylaştırır. Böylece başarısızlık, başka kişilerin düşünceleri ya da belirsizlik korkusu onları esir almaz.
  • Kendine güvenen kişi aynı zamanda kendine inanır. Bu nedenle yolda karşılaştıkları engellerle savaşmakta başarılı olurlar.
  • Kendine güven, kişinin kendi için daha yüksek hedefler koymasını sağlar. Daha yüksek hedefleri olan kişiler her zaman daha yükseğe ulaşırlar.
  • Kendine güvenen kişiler, eksik yönleri gibi sınırlarını da bilirler. Kendilerine güvenleri ile sınırlarını test etmekte istekli olurlar ve yapabileceklerinin daha iyisini yaparlar.
  • Kendine güvenen kişi, bir şey istediğinde bunu yüksek sesle söyleyebilir. Böylece diğerleri sessizken öne çıkabilir ve istediğini alabilir.
  • Kendine güvenen insan başarıyı gözünde büyütmez. Başarının erişilebilir bir şey olduğunu ve başarabileceğini bilir.

Özgüven Kazanma Taktikleri

  • Kendinizi tanıyın. Güçlü ve zayıf olduğunuz yönleri bilin. Mükemmel olmaktan vazgeçin. Kendinizi kabul edin. Özgüven kişinin sadece kendi güçlü yanlarına odaklanması ve olumlu yönlerini ortaya koymasıyla kazanılan bir özellik değildir. Başkalarına karşı kendini yargılamayan ve olduğu gibi kabul eden bir tutum sergilemek de gerekir. Bu tutumu geliştirirken; kendimi affediyorum, kendimi hatalarımla seviyorum, hatalarımın sonuçlarını değiştirmek istiyorum gibi bir İç ses geliştirmek ve bunu sürekli tekrarlamak bir süre sonra her durumda kendimizi kabul etmemizi sağlar. (kendini kabul)
  • Özgüvenin azalmasına yol açan duygu, düşünce ve davranışlarımızı, kendimize açık yüreklilikle ifade etmeyi öğrenerek bunlarla yüzleşmemiz gerekir. Bunları saptadıktan sonra nasıl çözülebileceğini öğrenmeye başlayacağız. Ve sadece bunları kendimize itiraf etmeyi başarmamız bile kendimizi özgüven konusunda geliştirmemize ciddi bir adım olacaktır. (ruhsal bozuklukları saptamak)
  • Prensiplerinizin ve değerlerinizin farkında olun. Araştırmalara göre kişinin kendi inançlarına uygun hareket etmesi özgüvenini yükseltiyor. Hayatımızın etkileyen ve yön veren en güçlü duygular inanç ve değerlerimizdir bu değerler ve inanç sistemimiz temel gereksinimlerimiz karşısında ortaya çıkar. İlk inançlarımız anne ve babamız tarafından sevilme ve onaylanma gereksiniminden ortaya çıkar, kendimizi güvende hissetmek ve ihtiyaçlarımızın karşılanması için onların inanç değerleri , davranış ve düşüncelerini benimseriz ve bunlar biz de kalıcı olarak şekillenir. İkinci olarak yaşıtlarımız ve arkadaş çevremizin onay ve sevgisini kazanabilmek için benimsediğimiz inanç ve değerlerdir, karşı cinse davranışlar, saldırganlıkla başa çıkmayı öğrenmek, giyim kuşam alışkanlıklarımız, topluma karşı sorumluluklarımız gibi değerler ve inançlar da biz de kalıcı olarak şekillenir. Bütün bu değer ve inanç sistemine aykırı davranışlar sergilemek ya da uyum gösterememek zaman içerisinde özgüven sorunlarını beraberinde getirir. İnanç ve değerlerimiz gereksinimlere yanıt olarak ortaya çıktığından ,doğru veya gerçek olmakla ilişkileri yoktur , insan gereksinimleri ve ihtiyaçları sürekli değişim gösterdiğinden bu inanç ve değerler zaman içerisinde değişim göstermek zorundadır aksi halde bunlara uyum sağlamak çok zor olacak ve bu da bizim özgüven sorunu yaşamamıza neden olacaktır. (katı kurallar ve zorunlularla başa çıkabilmek)
  • Kendinizle negatif bir dille konuşmayı bırakın. Bunun yerine olumlu düşünceleri benimseyin. İçsel eleştirmenimiz bazen o kadar acımasız ve ısrarcı şekilde eleştiriye başlar ki, buna engel olabilmek o an için imkansız gibi görünür, bu durumda en sağlıklı yol düşünceleri sanki bir video oynatıcıda videoyu durduruyormuş gibi durdurabileceğimizi bilmektir. En olumsuz düşünceler bile bir anda ben bunu şimdi durduruyorum denilerek, o konuyla alakasız bir çok farklı aktiviteye başlamak ve bir süre sonra o konuya odaklanırken artık güçlü yönlerimizi sürekli yineleyerek iç sesimizin eleştirilerine hazırlıklı olmayı sağlamak gerekir. (düşünce durdurma)
  • Güçlü iç seslere sahip kişiler her zaman kendi olumsuz iç sesleri ile bağlantıda olurlar, bu nedenle olumsuz bu iç sese karşılık olarak aynı zaman da olumlu bir iç ses geliştirmek ve bunu sürekli beslemek gerekir. Mesela ‘’Yine aynı hatayı Yaptın’’ diyen iç sese ‘’Elimden gelenin en iyisini yapıyorum’’, “Daha da iyi olacağım’’ şeklinde cevaplar vermek bir süre sonra olumsuz eleştirilerin yerini daha olumlu iç eleştirilerin almasını sağlayacaktır. (sağlıklı ses ve duruş sergilemek)
  • Bizi eleştiren kişilerin, yanlış düşündüklerini ve her eleştiri noktasında onları yalanlayabileceğimiz bilgileri bir yere yazarak eleştiri karşısında bunları kullanmayı öğrenmeliyiz. Çoğu insan sadece kendilerinin başaramadığı veya yapmaya cesaret edemediği işleri ve davranışları eleştirir, bunun karşısında durabilmek için bu eleştirilerin çoğunun boşuna yapıldığını bilmekte önemlidir. Bu teknikleri uygulamaya başladığımızda kendi iç eleştirilerimize de aynı şekilde karşılık vermeye başlar ve onunla savaşmaya başlarız, bu da bize düşünce ve duygularımızda ciddi değişiklikler yapmamıza olanak sağlar. (eleştirmeni yalanlamayı öğrenmek)
  • İstekleri, arzuları, hedeflerimizi veya hayallerimizi belirlemek ve ifade etme eksikliği, düşük özgüvenin klasik göstergelerinden biridir. Bunun altındaki en önemli neden reddedilme korkusu, gereksinimlerimizin farkında olmayışımız veya odaklanma ve konsantrasyon sorunları olabilir. Özgüven eksikliğini gidermenin ilk adımlarından biri de kendi ihtiyaçlarımızı giderebilmektir. (kendini belirleme eksikliği)
  • Kendinize haksızlık etmekten vazgeçin. Başarılı olduğunuz alanları düşünün. Kendinize acımaktan vazgeçin. Kendinizden bahsederken yapamadıklarınızdan değil yapabildiklerinizden bahsedin. (olumsuz kendilik algısı)
  • Diğer insanları yüceleştirip kendinizi küçültmeyin. Elalem ne der baskısından kurtulun. Diğerleri için yaşamayın, kendinizi yaşayın. Kendi fikir ve çıkarlarınızı savunun. Sizi sizden başka kimse tam anlamıyla anlayamaz, kendinizi anlatın ve tanıtın. (diğerlerini aşırı önemseme)
  • Kendinizi sevin. Sen özel ve biriciksin. Sen olmasaydın birçok insanın hayatı farklı olurdu.
  • Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayı bırakın. Sadece kendinize odaklanın.
  • Kendinizi bilgiyle güçlendirin. Başarılı olacağınıza inanın. Yeteneklerinize güvenin. Özgüven hayat boyu artıp azalabilen bir özelliktir. Çeşitli eğitim,seminer,kurs,kitaplarla bilginizi artırmalısınız. Bilgi ve becerinizi paraya çevirin. Ekonomik özgürlüğünüzü elinize alın. (kendini bilgi ve beceriyle geliştirme)
  • Pozitif olun. İçinde bulunduğunuz durumların olumsuz yönlerini değil çözümleri düşünün. Çözüm ürettikçe kendinize olan güveniniz artacaktır. Hayat acı tatlı olayların yaşandığı bir zaman tünelidir. Olumsuzluklar karşısında mücadele edilmelidir. ‘Ben tek başıma bir hiçim ne yapabilirim!’ demektense çözüm arayışına girilmelidir. Unutmayın; çaresiz değilsiniz çare sizsiniz! (çaresizlik ve yetersizlik  algısı)
  • Yaşamınızda önemli olduğuna inandığınız sorunların bir listesini çıkartın. Daha sonra bunları iyileştirmenin veya değiştirmenin yollarını yazın. Bütün sorunlarınız tabii ki kolay ve hızlı bir şekilde çözülemez ama hemen harekete geçebileceğiniz bazı alanlar da olacaktır.
  • Göz kontağı kurun. Sakin ve anlaşılır konuşun. Kendinizi doğru şekilde ifade edin. “Bence” ya da “Bana göre” demeyin.
  • Fikirlerinizi savunun. Diğer bir ifadeyle, başkalarının haklarını ihlal etmeden, kendi duygularınızı, düşüncelerinizi, inançlarınızı, ihtiyaçlarınızı, dürüst ve net bir şekilde ifade etmeyi öğrenin. Sürekli dinlemek ve izlemek yerine katılımcı olmalısınız. Kendi düşünce ve duygularınızı küçümsememeli, uygun bir üslupla anlatabilmelisiniz. Susmak genellikle kabullenmektir. (sözel ifade gücü) 
  • Haklarınıza sahip çıkmayı öğrenin ve sizin için makul olmayan isteklere “hayır” deyin. Fikirlerinizi açık ifade edebilme konusunda alacağınız bir eğitim, özgüveninizin gelişmesinde size çok yardımcı olabilir.
  • Dik durun. Kollarınızı bağlamayın. Dik durmak, kolları ve göğsü açarak konuşmak ve hareket etmek kişinin kendine güvenini artıran detaylar arasında.
  • Güzel giyinin. Kendinize iyi bakın. Çalışmalara göre, kişinin dış görünüşünden mutlu olması, kendine güveni iyi yönde etkiliyor.
  • Zor günlerinizde ve mutlu günlerinizde yanınızda olacak dostlarınız olsun. Zorluklar paylaşılarak ve sırt sırta verilerek aşılır. Dostlarımız sosyal hava yastıklarımızdır. Sarsıntılardan bizi korur. Üzüntülerinizi içinize atmayın! Olumsuz duygular içe atıldıkça büyür. Sizi üzenlere tepkisiz kalmayın. İçe atılan olumsuz duygular hastalık yapar. Olumsuz duygular zamanla patlama yapar. (hayatta dostlarınız daima olsun)
  • Yeni arkadaşlar edinin. Size yönelik olumlu geri bildirimleri kabul edin. Sizi destekleyen kişilerle daha çok zaman geçirin. Övgü almaktan çekinmeyin. İletişimde olduğunuz kişilerin özgüvenini bilinçdışı mesajlar, olumsuz değerlendirmeler, demotive edici ve yaralayı konuşmalar yoluyla zedelemekten kaçının, varoluşuna saygı gösterin ve kişisel haklarını ihlal etmeyin.
  • Sakinleşin ve rahatlayın! Akışa uyun. Küçük şeylerden stres üretmeyin.
  • Kararlarınızı oturup kendiniz alın. Gerektiğinde hayır deyin.
  • Hata yapmanın insanı geliştiren bir durum olduğunu hatırlayın. Hatalardan ders çıkarın. Girişimciler hata yapa yapa başarıyı elde etmişlerdir. Geçmişe değil geleceğe bakın. (hata yapmaktan korkmayın)
  • Risk almaktan kaçınmayın. Bilinmeyenden korkmayın. Karşınıza çıkan fırsatlara “evet'” demenin yolunu bulun.
  • Kötü alışkanlıkları bırakın. İyi alışkanlıklar/ hobiler edinin.
  • Sevdiğiniz şeyi yapın. Hayat sevmediğiniz iş, ilişkiler ve olayların içinde olmaya değmeyecek kadar kısa!
  • Gönüllü çalışmalara katılın. Başkalarının hayatına değer katmak ve yardımcı olmak sizin iç dünyanızı ve güveninizi de zenginleştirecektir.
  • Eğlenme hakkınızı ertelemeyin. Deşarj olabileceğiniz durumlar oluşturun. İçinizdeki çocuğu dışarı bırakın. Haftanın bir gününü kendinize ayırın. Yeni eğlence yolları arayın bulduklarınızı deneyin. Daha sık gülüp daha fazla kahkaha atın! (eğlenmeyi öğrenme)
  • Bu dünyaya herkes gibi geldiğinizi unutmayın!
Etiketler
Daha Fazla Göster

Atlas Çözüm

Uzman Psikolog Ebru ÖZATLAS | Araştırma, Eğitim, İletişim, Yönetim & Gelişim Uzmanı - Aile & Boşanma Süreci Danışmanı/ Arabulucu - Psikoterapist

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı